Topuk Dikeni Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Bilimsel ismiyle plantar fasiit olarak adlandırılan topuk dikeni, isminden anlaşılacağı üzere ayak topuklarında görülür. Yaşayan kişi için önemli bir ağrı ve acı kaynağı olmasıyla önemli bir sorun haline gelir. Özellikle uzun süren hareketsiz dönemlerin ardından yoğun bir ağrı olarak görülür. Bu sebeple en çok sabah uyanınca hissedilen topuk ağrılarıyla kendini belli eder. Bununla birlikte kimi durumlarda gözle de görülebilen bir rahatsızlık niteliğinde olabilmektedir.

Pek çok vakada topuk dikeni tek ayakta görülmektedir, ancak her iki ayakta görülmesi de söz konusu olabilir. Ek olarak topuk dikenine sahip kişiler incelendiğinde kadınların daha ağırlıkta olduğu görülür. Bunda etkili olan çeşitli faktörler bulunabilir. Temel itibariyle yaşam biçimi, topuk dikeninin oluşumu üzerinde doğrudan etkilidir.

Bazı ayak sorunları ayak bölgesinin farklı noktalarında oluşabilmekte ve başka noktalara ulaşabilmektedir. Oysa topuk dikeni nitelik yönüyle diğer ayak sorunlarından farklı bir özelliğe sahiptir. Oluşum yapısı gereği yalnızca topuk bölgesinde ortaya çıkar. İlerleyen kimi vakalarda ise yalnızca ayağın alt bölümüne doğru ilerlediği görülür. Büyük çoğunlukla topuğun iç kısmında meydana gelen bir rahatsızlıktır. Ancak bazı vakalarda topuktan ayak altına doğru bir çıkıntı şeklinde gözle görülmesi mümkündür.

Topuk dikeni sorunundan muzdarip olan kişilerin kısa süre içerisinde iyileşmeye yönelik olarak adımlar atması gerekir. Hem ayak sağlığını hem de yaşam konforunu önemli ölçüde etkileyen bir rahatsızlıktır. Bu sebeple ortaya çıkış nedenlerinin ve belirtilerinin iyi bilinmesi gerekir. Böylelikle topuk dikeninin henüz ortaya çıkmadan önlenebilmesi mümkün hale gelebilir.

Topuk Dikeni Nedir?

Günlük rutin içerisinde topuk bölgesi insan vücudunun tüm ağırlığını hisseder. Burada ortaya çıkan ve hayatı önemli ölçüde etkileyen hastalıkların ise merak edilmesi oldukça normaldir. Bu sebeple topuk dikeni nedir sorusu önem kazanır. Medikal olarak bakıldığında topuk dikeni bir bağ doku deformasyonu olarak tanımlanabilir. Topuk bölgesinde yer alan ve plantar fasya adı verilen bir dokunun zamana, baskıya ve darbelere bağlı olarak zedelenmesiyle oluşur. Bu zedelenmenin çeşitli nedenleri olabilmektedir. Büyük çoğunlukla topuk bölgesine yapılan baskının fazla olmasından kaynaklanır. Bu sebeple topuk dikeninin önlenebilmesi için kişinin hayat tarzını belli ölçülerde değiştirmesi gerekebilmektedir.

Plantar fasya adı verilen doku, topuk ile ayağın ön bölümünü birbirine bağlama görevi üstlenmektedir. Burada ortaya çıkan iltihaplar ise topuk dikeni oluşumu için yeterli bir durumu temsil etmektedir. Bu bölgede görülen iltihaba bağlı olarak bölgede şişlik ve/veya kızarıklık meydana gelir. Gün içerisinde insan vücudunun en çok baskı altında bölgesi olan ayak topukları ise bu iltihaptan en yoğun şekilde etkilenir. Buna bağlı olarak topuk bölgesinde yoğun ağrılara neden olur.

Zamanında iyileştirilmeyen topuk dikeni aynı zamanda şu sorunlara yol açabilir:

  • Yürüme güçlükleri
  • Hareket kısıtlılığı
  • Hayat kalitesinin düşmesi
  • Yürüme bozuklukları

Topuk Dikeni Neden Olur?

Ayak topuklarını ilgilendiren önemli sağlık sorunları arasında yer alan topuk dikeninin ortaya çıkış nedenlerinin bilinmesi oldukça önemlidir. Böylelikle topuk dikenini nasıl önlenebileceğine ilişkin de değerli bilgiler ortaya çıkar. Bu sebeple topuk dikeni neden olur sorusuna detaylı bir yanıt aranmalıdır.

Risk faktörlerine bakıldığında topuk dikeni oluşumu için çeşitli nedenler sayılabilir. Bunlar arasında;

  • Spor, dans gibi topuk bölgesinde baskı uygulanan mesleklerde çalışmak
  • Uygun olmayan ayakkabı ve tabanlık tercihleri
  • Kilo problemi
  • Hamilelik
  • Topuk bölgesine alınan darbeler
  • Yürüyüş bozuklukları

sıralanabilir. Bu başlıklar incelendiğinde tümünün topuk bölgesinde baskıya neden olduğu anlaşılabilmektedir. Şimdi bu faktörlerin neden topuk dikeni oluşumuna sebep olduğu ve bunların nasıl önlenebileceğine ilişkin bilgiler paylaşmak gerekecektir.

Burada özellikle kilo probleminden bahsetmek yerinde olacaktır. Hamilelik başlığı da doğrudan kiloyla ilgilidir. Vücudun doğal ağırlığının üzerine eklenen hamilelik kiloları karşısında topuklar yoğun baskı altında kalabilir. Bu sebeple bu dönemde de topuk dikeni sorunuyla karşılaşılabilir. Yine hamilelik dışında kilo sorunu olan kişilerde de aynı baskı yoğun şekilde topuklar tarafından hissedilir. Buna bağlı olarak da topuk bölgesindeki bağ dokunun zedelenmesi oldukça olasıdır.

Hamilelik ve kilo problemi yaşayanlarda topuk dikeninin önlenebilmesi için öncelikle yaşam biçiminin değiştirilmesi gerekir. Diyet, spor ve egzersizler yardımıyla öncelikle kilo sorununun üzerine gidilmesi gerekir. Topukların üzerindeki baskı azaltıldığında risk faktörleri de önemli ölçüde azalacaktır. Bununla birlikte ayak masajı ve istirahatı da topuk dikeni önlenmesinde etkili olmaktadır.

Sporcuların da risk altında olduğunu belirtmiştik. Burada özellikle koşma, atlama vb. sporların topuk dikeni üzerinde daha etkili olduğu söylenebilir. İnsanın yükünü çeken topuklar üzerinde uzun süreli ve yoğun baskı nedeniyle diken oluşumu söz konusu haline gelir. Bu nedenle bu tarz mesleklerde uğraşanların topuklarını dinlendirmeleri ve gereksiz yüklenmelerden kaçınmaları önerilir.

Bunların haricinde uygun olmayan ayakkabı, terlik ve tabanlıklar da topuk dikeni için birer davetiye çıkarır. Zaten yeterince baskı altında topuk bölgesi desteklenmediğinde veya yanlış şekilde desteklendiğinde topuklarda diken oluşabilir. Bunun için kişiye özel topuk dikeni için tabanlık kullanımı oldukça yararlı olabilmektedir. Bu tabanlıklar, topukların ihtiyaç duyduğu gerekli desteği doğru şekilde sağladığından topuk dikeninin hem önlenmesinde hem de iyileştirilmesinde etkin olarak kullanılır.

Topuk dikeninin ortaya çıkışında etkili olan darbelere de değinmek gerekir. Bu konuda aslında çok yararlı korunma yöntemleri paylaşmak kolay olmayacaktır. Elbette ayak bölgesinin genel itibariyle darbelere ve travmatik yaralanmalara karşı korunması önemlidir. Buna ek olarak topuk bölgesine ayrıca dikkat edilmelidir. Burada oluşan yara ve darbeler söz edilen bağ dokuyu zedeleyerek topuk dikeni ortaya çıkışını önemli ölçüde hızlandırmaktadır. Bu sebeple bu bölgenin darbelere karşı korunması gerekir.

Burada dikkat çekici olan başlık ise yürüyüş bozuklukları konusu olmaktadır. Çünkü yürüyüşte görülen bozukluklar topuk dikeninin hem nedeni hem de sonucu olabilir. İçe basarak yürüme, yana basarak yürüme, topallama gibi yürüme bozuklukları iki topuğa dağılması gereken baskıyı tek topuk üzerinde yoğunlaştırır. Buna bağlı olarak da topuk dikeni ortaya çıkabilir. Aynı şekilde hali hazırda topuk dikeninden muzdarip olan kişilerde topuk üzerine basmak yoğun ağrıya yol açtığından içe ve yana basarak yürüme bozuklukları gelişebilir.

Topuk Dikeni Belirtileri

Ortaya çıkış sebepleri kadar belirtilerinin bilinmesi de topuk dikeni sorunu  için büyük önem arz eder. Sorunun ilerlemeden fark edilmesi ve yaşam kalitesini düşürmeden önce müdahale edilmesi gereklidir. Bunun mümkün olması da topuk dikeninin ne şekillerde kendini belli ettiğini bilinmesinden geçer. Eğer gözle görülen bir dikene sahip değilseniz bu işaretler sizin için oldukça önemli olmalıdır. İşte en sık görülen topuk dikeni belirtileri şöyle sıralanır:

  • Sabah kalkınca topuk bölgesinde hissedilen yoğun ağrı
  • Sebepsiz yere hissedilen topuk ağrıları
  • Yalnızca topuk bölgesine özel olarak hissedilen ağrılar

Sayılan belirtilerin tümünün ağrı olması dikkat çekicidir. Yukarıda bahsedildiği üzere topuk dikeni  çoğunlukla gözle görülemeyen bir sorundur. Yine çoğu kişide ayağın iç bölgesinde görülür. Niteliği itibariyle yalnızca topuklarda oluşup bu bölgeyi etkilediğinden dolayı en önemli belirtisi ağrı olarak ön plana çıkmaktadır. Ancak buradaki ağrıların türü, hissedilme zamanı ve yoğunluğu oldukça belirleyici olmaktadır.

Topuk dikeni çoğunlukla ayak dinlendikten sonra kendini belli eder. Bu sebeple sabahları uyanınca ilk yere basışta yoğun bir ağrı hissedilmesi topuk dikenine işaret eder. Gün içerisinde bu ağrıların azalması beklenir. Ancak hissedilen bu ağrı azalması, dikenin ortadan kalktığı veya iyileştiği olarak yorumlanmamalıdır. Farklı saatlerde oturup kalkmalarda, istirahat sonrası ayaklanmalarda aynı ağrı tekrar hissedilecektir.

İnsanların uzun süre ayakta kalması, yürümesi, koşması vb. sonucunda topuklarında ağrı hissetmesi beklenen bir durumdur. Bu sebeple her topuk ağrısı, topuk dikeni olarak yorumlanmaz. Belirleyici olan ağrılardan bir tanesi de sebepsiz  yere hissedilenlerdir.  Yani; ortada bir ayak yorgunluğu yokken hissedilen topuk ağrıları, topuk dikeni için belirleyici bir nitelikte olabilir.

Yukarıda da bahsedildiği gibi topuk dikeninin diğer ayak sorunlarından en önemli farkı spesifik bir bölgeye hitap etmesidir. Ayak mantarı, topuk çatlağı vb. sorunlar gibi ayağın diğer bölgelerine etki etmezler. Bu sebeple hissedilen ağrılar daima topuk bölgesinde yoğunlaşır. Ayağın diğer bölgelerinde olmayan ve yalnızca topukta görülen ağrılar da topuk dikeni olarak yorumlanabilir.

Topuk Dikeni Nasıl Geçer?

Her şeyden önce topuk dikeninin bir ayak sağlığı sorunu olduğu vurgulanmalıdır. Bu sebeple amatör olarak kullanılan topuk dikeni terliği gibi uygulamaların ayak ve topuklarınıza önemli zararlar verebileceği belirtilmelidir. Bu konuda mutlaka profesyonellere başvurulmalıdır. Verilen iyileştirme programlarının sürekliliği açısından da verilen programların düzenli uygulanması gerekir. Bu doğrultuda bakıldığında topuk dikeni nasıl geçer sorusunun yanıtı bir sağlık kuruluşuna başvurmak olarak verilebilir.  Bununla birlikte bazı noktaların ayrıca vurgulanması gerekir.

Topuk dikeninin iyileştirilmesi için öncelikle ortaya çıkış nedenlerinin araştırılması gerekir. Bu sebeple de şikayeti yaşayan kişinin hikayesi ve mevcut fiziksel sağlığı oldukça önemlidir. Hamilelik veya kilo fazlalığı nedeniyle ortaya çıkan topuk dikeni için verilecek ilk yönergeler zayıflama odaklı olacaktır. Bu kapsamda diyet ve egzersiz programları tavsiye edilecektir. Kilo verilmeye başlanmasıyla birlikte hissedilen ağrılar azalmaya başlayacaktır. Ek olarak verilecek olan masaj ve ayak egzersizlerinin de aksatılmaması önemlidir.

Bu amaçla profesyoneller tarafından verilen topuk dikeni egzersizi, tedaviye yönelik olarak sıklıkla tercih edilir. Ayak topuğundaki bir deformasyon olan dikenlerin iyileştirilmesi için bölgenin uygun şekillerde çalıştırılması gerekir. Fizik tedavi programları kapsamında uygulanan bu egzersizler mutlaka belirlenen sıklık ve yoğunlukta gerçekleştirilmelidir. Önerilenden fazla yapılan uygulamaların topuklarda olumsuz etkiye neden olabileceği unutulmamalıdır.

Bireysel olarak kullanılmaya başlanan terlikler gibi topuk dikeni bandı benzeri uygulamalar da önerilmemektedir. Ayak sağlığı üzerine profesyonel bir eğitim almadan evde uygulanan bu yöntemler çoğu kez fayda sağlamazlar. Aksine bu tarz uygulamaların ayak ve topuklara zarar verebilmesi söz konusudur. Bu sebeple bu tarz terlik ve bant gibi uygulamaların mutlaka profesyonel önerilerle kullanılması gerekir.

Son olarak topuk dikeninin iyileştirilebilmesi için verilen en yaygın önergelerden birisi de istirahat olmaktadır. Oluşum itibariyle topuk dikeni, bölgenin yaşadığı baskıya bağlıdır. Bu sebeple iyileşme noktasında da topukların dinlendirilmesi oldukça önemlidir. Uygulanan profesyonel tedavilerde egzersizlerin yanında çoğunlukla istirahat programları da düzenlenir.

Son Gönderi